Güncelleme Tarihi:
Yapay zekâ birçok sektörde artık karşı konulamayacak bir gerçek. Kimi zaman bazı mesleklerin yok olmasına neden olacağı belirtiliyor, kimi zaman mesleklerin gelişmesine, dönüşmesine katkı sunacağı... Tekstil sektörü de son yıllarda çağın gerekliliklerine ayak uydurmak ve dijitalleşmek zorunda kalan alanlardan biri. Manuel işlemlerin yol açtığı zaman ve maliyet kaybı öyle bir hal aldı ki, çözüm arayışı yeni girişimcilere ilham verdi. Bu girişimlerden biri de yapay zekâ destekli yazılım platformu ‘Refabric’ oldu. Girişimin yola çıkış hikâyesini, sunduğu hizmetleri ve hedeflerini CEO’su ve Kurucu Ortağı Begüm Doğru Öztekin anlattı...
İHTİYAÇTAN DOĞDU
Tekstil mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra İspanya’da uluslararası işletme alanında yüksek lisans yaptığını, süreçte start-up’lara danışmanlık vererek girişimcilik ekosistemine katıldığını anlatan Öztekin, “Türkiye’ye döndüğümde kendi işimi kurmaya karar verdim. Fashion sourcing (moda tedariki) şirketimi kurduğumda hem tedarikçilerle hem de Avrupa’daki çalıştığımız markalarla numune ve üretim süreçlerinde birçok zorlukla karşılaştık. Bu süreçte en büyük problemlerin dijitalleşme ile çözülebileceğini anladık. Şirketimizi 2023’te Amerika’nın Delaware eyaletinde kurduk. Geçtiğimiz haziranda ise Türkiye’de Entertech bünyesinde ikinci ofisimizi açtık” dedi. Öztekin, Entertech İstanbul Teknokent’in desteği ile büyümelerinin hızlandığını da ekledi.
DAKİKALAR İÇİNDE KOLEKSİYON HAZIR
Refabric’in odaklandığındaki kitle, moda markaları ve üreticiler. Peki, bu platform onlara klasik tasarım sürecinden farklı nasıl bir avantaj sağlıyor? Öztekin şöyle anlattı: “Moda tutkunları ve profesyonelleri için hazırlanan yazılım, anahtar kelimeleri, ilham görselleri, çizimleri ve desenleri dakikalar içinde özgün moda tasarımlarına dönüştürerek, istenilen arka planlarda ve istenilen model üzerinde sunuyor. Moda markalarının DNA’sını, estetik anlayışlarını ve geçmiş verilerini analiz ederek dakikalar içinde trendlere uygun koleksiyonlar oluşturuyor.
Geleneksel yollarla yapılan bir tasarımdan en büyük farklarından biri, tasarımcının tek bir yönlendirmesiyle bile anında 4 farklı tasarım seçeneği alması. Ardından bu tasarımların üzerinde düzenleme yapılabiliyor. Tasarım istenilen renklerde, kumaşlarda, istenilen desenlerde, düğmeli, düğmesiz, aksesuarlı, aksesuarsız yani sınırsız opsiyonda görülebiliyor. Ya da diyelim ki, tasarımcının elinde karakalem çizimleri var ve gerçeğe dönüştürmek istiyor, tasarımcı Refabric ekranı üzerinden, anında AI modelleri üzerinde, çizimlerin gerçek tasarımlara dönüşmüş halini görebiliyor. Ayrıca, photoshooting özelliğimiz sayesinde, fiziksel numunesi henüz üretilmemiş ürünleri bile profesyonel bir moda çekimi yapılmış gibi, istenilen model üzerinde gerçeğe yakın bir şekilde görselleştirebiliyoruz. Maliyetler azalıyor, çekim süreci hızlanıyor. Platformumuz hem hammadde hem işçilik hem de zamandan büyük ölçüde tasarruf sağlıyor.”
DİJİTAL DÖNÜŞÜMLE FARK YARATABİLİRLER
Türkiye’de artan maliyetler ve düşen ihracat rakamlarının son yıllarda tekstil firmalarını oldukça zorladığını dile getiren Öztekin, firmaların dijital dönüşümle fark yaratabileceğine dikkat çekti.
Öztekin, “Dijitalleşme sayesinde moda ihracatında fark yaratıyor ve ülkemizi tasarım gücüyle ön plana çıkarıyoruz. Yapay zekâ destekli tasarım süreçleriyle, geleneksel üretim modelinden daha verimli, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıya geçerek, diğer ihracatçı ülkelere kıyasla önemli bir avantaj elde edeceğimize inanıyoruz” dedi.
TEKSTİL ATIKLARI AZALIYOR
“İşin bir de sürdürülebilirlik tarafı var” vurgusu yapan Öztekin, “Yapay zekâ aracılığı ile modeller üzerinde görüntülenebilen koleksiyon parçaları istenmeyen ya da talep görmeyen parçaları üretim öncesinde elemeyi mümkün kılıyor ve prototip üretim süreçlerini optimize ediyor. Yani iş modeli, doğası gereği sürdürülebilir bir yöntem sunuyor. Bu sayede kaynaklar daha etkili kullanılırken, atıkların azaltılmasına da katkı sağlanıyor” dedi.
GLOBAL YOLCULUK BAŞLADI
Türkiye’de ve globalde moda dünyasının dijitalleşmesinde etkili olmayı hedefleyen girişim henüz yolun başında olsa da önemli adımlar atmış. “Aralarında Louis Vuitton, Christian Dior, Céline gibi moda dünyasına yön veren global markaların yer aldığı dünyanın en büyük lüks grubu LVMH’in La Maison des Startups’ta hızlandırma programına seçilen 30 start-up’tan biri olduk” diyen Öztekin şunları söyledi: “LVMH grubu içerisinde yer alan markalarla dirsek temasında çalışıyoruz. Şu anda Dior ve Patou markaları ile çalışmaya başladık. Türkiye’den Sun Tekstil ve Defacto, Jimmy Key gibi önemli markalarla, Kuveyt’ten ise Armada Retail Company ile çalışıyoruz. Ayıca Sun Tekstil’in Refabric’e yaptığı köprü yatırım, sadece finansal bir destek değil, aynı zamanda Refabric’in büyümesini hızlandıracak stratejik bir ortaklık oldu. Hedeflerimize gelirsek, B2B alanında müşteri sayımızı artırarak 2028 yılında 3 bin 500 müşteriye ulaşmayı planlıyoruz. Global ölçekte ise Avrupa ve Amerika’da hızlı bir büyüme süreciyle müşteri kitlemizi genişletmeyi amaçlıyoruz.”